Sürekli İyileştirme

Sürekli İyileştirme
İyileşme ve gelişim. İş ve özel hayatımızda bizim ve dokunabildiğimiz her şeyin gelişimi...

31 Mayıs 2016 Salı

GÖNÜLLÜ PAYLAŞIM

BUÇAD'da iş hayatına hazırlık programımız sona erdi, bugün öğrencilere katılım sertifikalarını da verdik. Kapanış seramonisi ile süreci tamamladık.

Keyifle verdiğimiz eğitim, öğrencilerle geçirdiğimiz soru-cevap seansı ve keyifli sohbetler. Kendimden öte başkalarına bir faydamın dokunması... Bu zamana kadar öğrendiğim, deneyim sahibi olduğum konularla ilgili paylaşımda bulunmak ve bana verilenlerin karşılığını bir şekilde geri ödeme şansı bulmak.

















Daha nice keyifli zamanlar, paylaşımlarda birlikte olmak dileklerimle....






27 Mayıs 2016 Cuma

Şikayet etmek yerine iyileştirsek?

Sürekli iyileştirme ve gelişim isteği, mevcut durumu yetersiz görmekle başlar. Yani PROBLEMİ görmek ve tespit etmekle... Sürekli iyileştirme felsefesinde amaç, firmanın genelinde PROBLEMİ görebilen insanlar yetiştirmektir.

Mevcut durumun yetersizliği nasıl ortaya çıkıyor? Bir hedefimiz olursa ve bu hedefler için belirlediğimiz göstergeler varsa, içinde bulunduğumuz durumda iyi miyiz kötü müyüz bilebiliriz. 


Hasta olduğumuzu düşünüyorsak doktora gittiğimizde nasıl doktor ateşimize, tansiyonumuza, kan tahlilindeki değerlere ya da gerek olan diğer tahlillere bakarak karar veriyorsa, firmalarda da ateşimizin yüksek olup olmadığını ölçmemiz gerekiyor.

Ateşimiz olup olmadığını görmek için hedef 36,5 derece. 

Peki firmalardaki hedeflerimizi nasıl belirliyoruz?
Hedeflerimiz TOMBUL olmalı diyor Ahmet Şerif İzgören.

Tatmin edici _ Başarı kriterim ne olacak?
Ortak _ Ortak alınmış olmalı.
Mantıklı _ Şartlar uygun mu? Bu dönemde ihtiyacım var mı? 
Belirgin _ Nerede, Kim, Nasıl yapacak sorularımın cevabını alıyor muyum?
Ulaşılabilir _ Ulaşılabilir olup olmadığına biz karar veriyoruz. 3 ayda 
Limitleri belli _ Zaman sınırı, bütçe kısıtı, v.b. tanımlı

Hedeflerimizi belirlerken bu kriterleri göz önünde bulundurursak;

  • mevcut durumumuzda nerede olduğumuzu
  • ulaşmak istediğimiz yere ulaşmak için neler yapmamız gerektiğini belirlememiz
  • aldığımız aksiyonlarla hedefimizin neresinde olduğumuzu
takip etmemiz kolaylaşır. 


Müşteriye teslimat zamanlarında problemimiz var. %100 teslimat performansı ile çalışmam ız gerekirken %90 performans ile çalışıyoruz. Hedefimiz, teslimat performansımı 6 ay sonra %100e çıkartmak. Bu hedefi gerçekleştirmek için sevkiyat planlama ve üretim planlama mühendisi birlikte çalışacak, yapılacak çalışmada ekstra maliyet oluşturulmayacak.
Bu hedef TOMBUL oldu mu? Artık iyileştirme çalışmalarıma kök neden analizi yaparak başlayabiliriz.

Firmalarda iş güvenliği, kalite, maliyet, süreler ve moral&motivasyon başlıklarında belirlenecek göstergeler ve bu göstergeler için belirlediğimiz hedeflerle yolumuzu çizeriz. Mevcut durumla gelecek durum arasındaki bağlantıyı da, belirleyeceğimiz aksiyonlarla kurarız. 

Kişisel olarak da özel hayatımızda, iş hayatımızda ne olmasını istiyoruz sorusuna cevap vermekle hedeflerimizi belirlemeye başlayabiliriz. 

"Nereye gitmek istediğini bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin hiçbir önemi yok" diyor Alice harikalar diyarında tavşan Alice'e. Önce gelecek durumda nerede olmak istediğinizi belirleyin. Sonra, aklınız aradaki boşlukları doldurmak için, ne yapmalıyım sorusunun cevabını aramaya başlayacaktır.

Sürekli iyileştirme, bize liderlik şansı tanıyan, şikayet etmek yerine aksiyon almaya götüren bir süreç. Farkında olup harekete geçme zamanı!

9 Mayıs 2016 Pazartesi

MUTLULUK ELİNİZDE !


Hayatta neyin bizi mutlu edeceğine dair sosyal medyada, gazetelerde, konuşmalarda, daha birçok yerde çok fazla bilgi var. Benim hayattaki amacım mutlu olmak ve mutlu etmek olduğu için bu konu belki hepinizden biraz daha fazla ilgimi çekiyor. 

Çocuğumun ne eğitim aldığı, hangi mesleği seçtiği ya da seçeceği, hangi konularda çok, hangi konularda daha az bilgi sahibi olduğu gibi performans kriterleri beni çok da fazla ilgilendirmiyor. Bizim ebeveynler olarak yapmaya çalıştığımız, gelecekten beklentisinin sadece mutlu, sağlıklı olmak olduğunu anlatmak ve aynı zamanda bu şekilde davranmak. Belki çok klişe ama sevdiği işi yapmasını, en çok kendisine neyin mutluluk verdiğini bulması gerektiğini de söyleyip duruyoruz. 

Birlikte çalıştığım ekip için düşünürsek, artık onlar işlerini seçmişler. (Hala vazgeçip bambaşka bir alana yönelmek hala ellerinde, "iş işten geçti" anlamında söylemiyorum bunu :)  )  Bu seçimin diğerine göre daha belirgin ve bu "an"da olduğunu düşünürsek hepimiz için işimize mutluluk ya da eğlence katmanın yollarını aramak, bence hepimizin yapması gerekenler arasında listede 1 numara. 

Bu yazıyı yazma sebebi ise şimdiye kadar yapılan, en uzun soluklu mutluluk araştırmasından bahseden bir TED konuşması. Ve bu konuşmanın mutluluk için zor ama kolay bir tarif vermesi ve bu tarifin hepimiz için aksiyon alabileceğimiz bir alanı içermesi.

Bu araştırmada, hayattaki mutluluğun ne olduğu 1980-1999 arası doğan kişilere sorulmuş. Ankete katılanların %80i aşağıdaki cevabı vermiş.
  • Zengin olmak
  • Şöhret olmak

Şimdiki gençler mi böyle eskiden de böyle miydi sorusunun cevabı. Evet, eskiden de insanlar mutlu olmanın yolunun bu ikisi ile ilgili olduğunu düşünüyorlarmış.

Yaptıkları araştırmada kişilerin çocukluk, gençlik yıllarından itibaren takip edilebilmesini ve davranışlarını, sağlık durumlarını, çocukları ve eşleriyle ilişkilerini, v.b. bilgileri takip etmeye başlıyorlar. Araştırmada takip edilen kişiler şu anda 80-90 yaşlarında.

Araştırmayı, araştırmanın içinde olan kişiden dinlemeniz en sağlıklısı. 




Benim  kendime özet olarak aldığım bilgiler :

İyi ilişkiler bizi daha mutlu ve sağlıklı tutar.
Bizi mutlu ve sağlıklı tutacak ilişkilerle ilgili ne öğrendim:
  1. Sosyal ilişkilerin gerçekten yararlı olduğu ve yalnızlığın insanı öldürdüğü
  2. Önemli olan yakın ilişkilerinizin ne kadar iyi olduğu (Facebooktaki arkadaş sayımızın değil) 
  3. İyi ilişkilerin sadece bedenimizi değil, beynimizi de koruduğu
Araştırmanın sonucuna bakılırsa 50li yaşlarımızdaki ilişki durumumuz, 80li yaşlarda ne kadar sağlıklı ve mutlu olduğumuzu belirliyor. 

Mutlu olmak istiyor musunuz? Öyleyse 50li yaşları beklemeden aksiyona geçmek için engeliniz ne?